Alanında Avrupa’nın en büyük etkinliği olma özelliği taşıyan AYMOD Uluslararası Ayakkabı Moda Fuarı’nın 74’üncüsü kapılarını açtı.
Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneğince (TASD) İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen ve 25’i yabancı 200’den fazla firmanın katıldığı fuarda, 2026/2027 sonbahar/kış koleksiyonları görücüye çıktı.
Ticaret Bakanlığının desteğiyle gerçekleştirilen ve 5 bini yabancı olmak üzere 20 bine yakın profesyonelin ziyaret etmesi beklenen fuarın açılışı için tören düzenlendi.Törende konuşan Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, Türkiye’de artık dünyanın ve Avrupa’nın en büyük fuarlarının düzenlenebildiğini belirterek, dünyanın dört bir yanından iş insanının herhangi bir zorluk yaşamadan buraya gelebildiğini söyledi.
Orta Doğu ve Körfez bölgesinde yaşanan son gelişmelere ve küresel anlamdaki belirsizliğe rağmen Türkiye’de güven ve huzur ortamının bulunduğunu vurgulayan Gürcan, “Bu güven ortamını ticaretimize ve iş dünyasına yansıtmalıyız. Ekonomimiz her geçen yıl büyüyerek kendisini geliştiriyor. Son 22 çeyrek, yani tam 5,5 yıldır Türkiye ekonomisi büyümesini sürdürüyor.” dedi.
“İhracatçılara desteklerimiz devam ediyor”
Gürcan, Türk deri ve ayakkabı sektörünün köklü üretim geleneği, güçlü sanayi altyapısı ve tasarım kabiliyeti sayesinde geçen yıl 1,8 milyar dolar ihracat yaptığını kaydetti.
Bu alanda 2025’te düşüş yaşandığını dile getiren Gürcan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Daralmanın sebeplerini tespit ettik ve tedbirler almaya devam edeceğiz. Gerek küresel ölçekte artan risk algısı ve uluslararası konjonktürde yaşanan belirsizlikler gerekse önde gelen ihracat pazarlarında ortaya çıkan talep daralmaları deri ve ayakkabı sektörümüz açısından zor geçen yılları da beraberinde getirmiştir. Üretim yapısı, tasarım gücü ve hızlı üretim kabiliyeti sayesinde Türk deri ve ayakkabı sektörü yaklaşık 200 ülke ve bölgeye ihracat gerçekleştiren, küresel tedarik zincirlerinde önemli konumda bulunan bir sektör haline gelmiştir. Bu sayede sektörümüz istihdama ve ülkemizin ihracat hedeflerine önemli katkılar sunmuştur ve sunmaya devam edecektir.”
Gürcan, ihracatçılara Türk Eximbank, İhracatı Geliştirme AŞ ve Türk Ticaret Bankası gibi mekanizmalar sayesinde sunulan desteklere ilişkin veriler paylaşarak, “Tüm bu çabalardan da anlaşılacağı üzere ihracatçıların finansmana erişimi bakanlığımız için en öncelikli gündem maddelerinin başında gelmekte olup, finansman konusunu hassasiyetle takip ettiğimizi de belirtmek istiyoruz.” açıklamasında bulundu.
İç ve dış ticaretin gelişmesi ve büyümesi ile ticari hayatın sorunsuz şekilde işlemesini sağlamak amacıyla attıkları adımlardan bahseden Gürcan, tüketicilerin korunması amacıyla hayata geçirdikleri faaliyetleri anlattı.
“Emek yoğun sektörlere destek artırılmalı”
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe de ayakkabı, deri, deri mamulleri, hazır giyim, tekstil, halı ve mobilya gibi emek yoğun sektörlere sunulan desteklerin artırılması çağrısında bulundu.
Gültepe, “Bu sektörlerin güçlerini geri kazanması için daha fazla desteğe ihtiyacımız var. Çünkü gerçekten rekabetçilikte büyük problem var ki bunu da ayakkabı sektörü yaşadı. (ABD ve İsrail ile İran arasındaki) Savaş başlamadan önceki politikalarla savaş dönemindeki politikaların değişmesi gerekiyor. Daha fazla destek verilmesi, daha fazla istişare gerekiyor.” dedi.
Ayakkabı sektörünün Ticaret Bakanlığının destek ve koruma önlemleri sayesinde bir nebze de olsa nefes aldığını anlatan Gültepe, önceki yıllarda ulaşılan üretim seviyesini tekrar kazanmayı amaçladıklarını sözlerine ekledi.
“Enflasyonu çözme programında en büyük fedakarlığı sanayicimiz üstlendi”
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan ise fuarın 37 yıldan beri istikrarlı ve sürdürülebilir şekilde düzenlenmesinin büyük başarı olduğunu söyledi.
ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın oluşturduğu ekonomik tahribatın hayatlarına girmeye başladığını dile getiren Bahçıvan, “Bu durum Türkiye ekonomisini de şu anda derinden etkileme noktasındaki ilk işaretleri vermeye başladı.” dedi.
Bahçıvan, Türkiye’de yaklaşık 3 yıldır Orta Vadeli Program’ın (OVP) uygulandığını anımsatarak, şu açıklamalarda bulundu:
“OVP’nin temel amacı enflasyonu çözmek ve arzu ettiğimiz finansal istikrarı sağlamak. Enflasyonu çözme programında da en büyük fedakarlığı sanayicimiz üstlenmiş vaziyette. Bizden kaynaklanmayan bir enflasyonun çözümü ve problemi noktasında sanayi sektörü olarak yoğun bir sabrı, mücadeleyi ve dayanma gücünü bugüne kadar gösterdik, göstermeye de gayret ediyoruz. Fakat bu içine girmiş olduğumuz durum, bu programla ilgili bütün değerlendirme ve tespitlerimizi tekrar gözden geçirme mecburiyetini bize veriyor.”
Bahçıvan, şu anda emek yoğun sektörlerin desteklenmesinin çok önemli olduğunun altını çizerek, “Rekabeti sürdürebilmek noktasında destekler ve teşvikler özellikle emek yoğun sektörler üzerinde daha fazla yoğunlaşmalı. Bunlar, gerek kredi mekanizması gerek istihdamı destekleme gerek farklı teşvikler gerekse vergiye dönük teşviklerle bir modele dönüştürülmeli.” diye konuştu.
“Türkiye’de fuarlar, üretim, ihracat devam ediyor”
İSO Başkanı Bahçıvan, bu süreçte üreticilere de nitelikli ve katma değeri yüksek üretim yapma gibi görevler düştüğünü belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bütün olumsuzluklara rağmen fuarda ne bir iptal olmuş ne bir vazgeçen olmuş. Bu da büyük başarı. Türkiye’miz bu coğrafyada, böylesi bir ortamda dünyanın farklı noktalarından gelen insanları güven ve huzur içerisinde misafir etme noktasında bir markaya sahip. Bunu da değerlendirmemiz ve aramızdaki tüm yabancı konuklarımıza, misafirlerimize çok güçlü anlatmamız gerekiyor. Hangi koşullarda olursa olsun bu ülkede hayat, fuarlar, üretim, ihracat devam ediyor. Bu da bizim dosta düşmana karşı göstermemiz gereken elimizdeki en önemli marka gücümüz.”
“Ayakkabı ihracatı ve üretiminde bu sene dengelenme yılı olacak”
İstanbul Vali Yardımcısı Cengiz Karabulut da ayakkabı sektörünün Türkiye’nin üretim gücünü, tasarım kabiliyetini ve ihracat potansiyelini en iyi yansıtan alanlardan birisi olduğunu belirterek, “Bu fuar yalnızca ticari organizasyon değil, aynı zamanda yeniliklerin, işbirliklerinin ve küresel vizyonun bir göstergesidir.” dedi.
TASD Başkanı Berke İçten de fuarın 37 yıldır senede iki defa olmak üzere aralıksız düzenlendiği bilgisini paylaşarak, “Fuarımızın 74’üncüsünde, 26 bin metrekarelik alanda, 25’i yabancı olmak üzere 200’ün üzerinde katılımcıyla sonbahar ve kış koleksiyonlarını sergilemek üzere ziyaretçilerle bir aradayız. Ticaret Bakanlığımızın da destekleriyle B2B alım heyeti organizasyonu kapsamında yaklaşık 600 yabancı satın alma profesyonelinin otel ve uçak masrafları ödenerek fuara katılımları sağlanmıştır.” şeklinde konuştu.
Ticaret Bakanlığının AYMOD’u prestijli fuar kapsamına almasının ve daha yüksek teşvik vermesinin öneminden bahseden İçten, Rusya-Ukrayna savaşı bitmeden ABD ve İsrail’in İran’a saldırısıyla başlayan yeni karışıklığın yol açtığı olumsuzlukları anlattı.
İçten, bu süreçte ayakkabı gibi pek çok emek yoğun sektörün zorlandığını belirterek, olumsuzluklar nedeniyle maliyet avantajını kaybettiklerini, bu yüzden ayakkabı sektörünün 2023 yılında dış ticaret açığı vermeye başladığını söyledi.
Ticaret Bakanlığının e-ihracat platformlarından gelen ve kanserojen maddeler içeren ayakkabı ithalatına yönelik kısıtlamaları sonrası ithalatın düşme eğilimine girdiğini kaydeden İçten, ancak ihracatta ve üretimde henüz dengelenme olmadığını bildirdi.
Yıllık 550 milyon çift üretim gerçekleştiren ayakkabı sektörünün şu anda 400 milyon çiftin altına gerilediğini anlatan İçten, “Özellikle savaş konjonktüründe ham madde tedarikindeki zorlukların ve birtakım fırsatçılıkların ortaya çıktığı bugünlerde Ticaret Bakanlığımızın buna izin vermeyeceğini biliyor ve bunu yakından takip ettiklerini görüyoruz. Özellikle ayakkabı ihracatımız ve üretimimiz noktasında bu senenin bir dengelenme yılı olacağını öngörüyoruz ve bekliyoruz.” açıklamasını yaptı.
“Bu dönemde Türkiye’nin öne çıkma potansiyeli var”
Berke İçten, özellikle artan navlun fiyatları ve Uzak Doğu’dan tedarikte zorluklar yaşama ihtimali karşısında pazara yakın olan ve güçlü üretici konumundaki Türkiye’nin öne çıkma potansiyeli ve avantajının bulunduğunu vurguladı.
Bu potansiyelin maliyet avantajıyla desteklenmesi gerektiğinin altını çizen İçten, ayakkabıda kullanılan bazı ham maddelerin ithalatındaki vergilerin kaldırılması çağrısında bulundu.
Açılış konuşmalarının ardından fuarın açılış kurdelesini kesen Bakan Yardımcısı Gürcan ve beraberindekiler, sonrasında gezdikleri alanı inceledi.
Fuar, 28 Mart’a kadar gezilebilecek.


